Mart 19, 2020

|

Yazar: [email protected]

|

Kategori: Uncategorized

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk Şartı

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk Şartı
19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de 7155 sayılı “Abonelik Sözleşmesinden
Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun” (“Kanun”)
yayımlanmıştır. Kanun’un 20’inci maddesi uyarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na
(“TTK”) 5/A maddesi eklenmiş olup, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu hale
getirilmiştir.
Böylelikle  konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin
ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline
getirilmiştir. Buna göre uyuşmazlığın konusunun mutlaka “bir miktar paranın
ödenmesi” olması gerekmektedir. Paranın miktarı veya türüne ilişkin ise herhangi bir üst veya
alt limit getirilmemiştir.

Bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacaklarda alacaklı taraf, dava yoluna başvurup
Mahkeme nezdinde uyuşmazlığı çözebileceği gibi borçluya karşı doğrudan ilamsız icra takibi
de başlatabilmektedir. Alacaklı tarafından ilamsız icra takibine başvurulması durumunda, söz
konusu takip herhangi bir Mahkeme kararına dayanmadığı için borçlu buna itiraz
edebilecektir. Borçlunun öne süreceği olası itiraz ise icra takibini kendiliğinden
durdurmaktadır. Borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmesi durumunda, alacaklı elindeki
belgelerin niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davalarından birisini seçerek
dava yoluna gidebilecektir. Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte ise iş bu itirazın
kaldırılması veya itirazın iptali davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurma ön şartının
uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin hukuki tartışmalar ortaya çıkmıştır. Ancak, gelmiş
olduğumuz son nokta itibariyle bu dava türlerinde de ön şart olarak zorunlu arabuluculuğa
başvurulması gerektiği açıklığa kavuşmuştur.

Kanun’un 20’inci maddesi ile birlikte getirilen değişiklik sonucunda, Arabulucu yapılan
başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içerisinde sonuçlandıracaktır. Altı
haftalık bu süre ancak zorunlu hallerde en fazla iki hafta uzatılabilecektir.
İş bu yeni düzenleme uyarınca, Mahkeme tarafından zorunlu arabuluculuk müessesesine
başvurulmadan dava açıldığı tespit edilir ise, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında

Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/A maddesinin 2’inci fıkrası uyarınca dava şartı yokluğu
sebebiyle usulden redde karar verilecektir.

Tarafların zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurmasının ardından herhangi bir
anlaşmaya varılamaması durumunda, söz konusu uyuşmazlığa ilişkin dava açılması mümkün
hale gelecektir. Bu takdirde, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya
arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu hale
gelmiştir.

Taraflar, iş bu zorunlu arabuluculuk başvurusunu uyuşmazlığın konusuna göre yetkili
mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapacaklardır. Arabuluculuk bürosunun
kurulmadığı bir yer söz konusu ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü ilgili birim olacaktır.

Tarafların ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen listede yer alan arabuluculardan birisinin
seçimi hakkında ortak mutabakata varmaları halinde, ortak mutabakata varılan arabulucu
uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilecektir. Ancak, listede yer alan belirli bir arabulucunun
seçimine ilişkin taraflar arasında bu şekilde ortak mutabakat mevcut değil ise, uyuşmazlığın
çözümünde görev alacak arabulucu ilgili arabuluculuk bürosu tarafından belirlenecektir.