ULUSLARARASI MOBİL CİHAZ KODU(“IMEI”) NEDİR? IMEI KOPYALANMASI DURUMUNDA HANGİ SONUÇLAR İLE KARŞILAŞILIR?

Yazımızın ana teması olacak ve bundan sonra kısaca IMEI olarak adlandırılacak kodun açılımı International Mobile Equipment Identity olup sözlük karşılığı Uluslararası Mobil Cihaz Kodudur. IMEI her telefon için üretim Aşamasında verilmektedir. Bu kod her GSM telefon cihazına üretim aşamasında yüklenen bir numara olup aslında telefon cihazlarının kimlik numarası olarak düşünülebilir. Günümüz koşullarında bu kodun kopyalanması Oldukça kolaylaşmıştır. Bu usulsüz işlemle her dönem karşılaşılmakta ve bu durum telefon sahiplerini zorlu bir süreçle karşı karşıya bırakmaktadır. Söz konusu işleme karşı mevcut hukuk düzeninde birtakım düzenlemelere yer verilmiştir. Elektronik Haberleşme Kanunu’nda(“Kanun”) abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgilerinin yeniden oluşturulması, değiştirilmesi,  kopyalanarak çoğaltılması ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu izniyle mümkündür. Bunun dışında yapılan işlemler usulsüz olacak ve tabi ki Kanun’un öngördüğü yaptırımlara konu olacaktır.

IMEI’in kopyalanması halinde işleyecek süreçte öncelikle telefonunuza gelen bir SMS ile bu durumdan haberdar edilmektesiniz. Gelen SMS’te yer alan süre içerisinde gerekli kurumlara başvurulmadığında telefonun kullanıma kapatılacağı yönünde bilgiler de yer almaktadır. Bu süre zarfında telefon sahipleri başta telefon satıcıları firmalara, telefon üreticisi firmalara başvuruda bulunsalar da yapılması gereken asıl işlem telefonun alındığı firmaya başvuruda bulunup telefonun IMEI’nin kopyalandığına dair bir dilekçe doldurmaktır. Bunun üzerine telefon satıcısı firma derhal şikayetinizi işleme alıp sorunu çözüme kavuşturmalıdır.

IMEI BİR KİŞİSEL VERİ MİDİR ?
Söz konusu IMEI’in bir kişisel veri olup olmadığını anlayabilmek adına öncelikle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun(“KVKK”) kişisel veriyi tanımladığı hükmüne bakacak olursak kişisel veri; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsamaktadır. Tanımdan anlaşılacağı üzere IMEI de bir kişisel veri sayılabilir. Kişisel Verilerin Korunması Kurum’undan (“Kurum”) ile yapmış olduğumuz görüşmede  IMEI’in de bir kişisel veri olduğu bilgisini sözlü olarak edinmiş bulunmaktayız. Kodun kopyalanması halinde yasal düzlem ihlal edileceğinden gerek Kurum’a gerekse de mevzuatın öngördüğü diğer yasal yollara  başvurulabilecektir.

IMEI KOPYALANMASI DURUMUNDA SÜREÇ İLE KARŞILAŞABİLECEK KİŞİ VEYA
KURUMLAR NELERDİR ?
Söz konusu kodun kopyalanması ile telefonun kullanıma kapatılması olunca kullanıcıları oldukça tedirgin etmektedir. Bu tedirginlikle birlikte kullanıcılarda IMEI’in kim ya da hangi kurum tarafından kopyalandığı şüphesi de oluşacaktır. Kodun herkes tarafından biliniyor olmaması ve üretim aşamasında verildiği göz önünde bulundurulduğunda durum oldukça ciddidir. Bu nedenle yukarıda bahsetmiş olduğumuz hak arama yollarından Kurum’a başvuru, savcılığa suç duyurusunda bulunma, yerel mahkemede dava açma gibi hukuki süreçler meydana gelecektir. IMEI’i öğrenmenin birden çok yöntemi olduğu gibi bunlardan bir tanesi telefonun arka kapağının açılması ile bataryanın çıkarılması şeklidir. Bu şekilde bandrolün üstünde yer alan IMEI öğrenilebilecektir. IMEI’in, Apple firması tarafından üretilen İPhone isimli telefonunun 6 modeli arka kapağının üzerinde yazması ise bu denli önemli bir kişisel verinin üretici firmalar tarafından yeterince korunmadığına örnek teşkil etmektedir. İşte bu nedenle kodun kopyalanmasına yol açmamak adına ve bunun bir sonucu olan kişisel verilerin ihlaline sebep olunmaması için telefon üreticisi firmaların bu konuda yeterli eğitim almış olmaları önemli olacaktır.

Bu ihlalin önüne geçilmesi için;
1) Kişisel veri hakkında eğitim alınması,
2)Telefonun üzerinde yahut bataryasında yazan IMEI’in daha güvenilir, daha ulaşılamayacak bir yerde tutulması,
3) Telefon üreticilerinin veya satıcılarının kullanıcılar ile yapmış olduğu satış sözleşmesinde yahut garanti belgesinde herhangi bir arıza olunca kendi firmalarına arızanın giderilmesi getirilmesini aksi takdirde doğabilecek veri ihlalinde sorumluluk kabul etmeyeceklerini belirtmesi,
4) Telefon üreticilerinin veya satıcılarının bu veriyi kullanıcı dışında kimse ile paylaşmayacağını içeren sözleşme maddesini satış sözleşmesine koyması, gerektiği kanaatindeyiz.

Saymış olduğumuz bu alternatif seçenekler IMEI’in yani daha öncede belirttiğimiz gibi bir KİŞİSEL VERİ ihlalinin önüne geçecektir. Bu konuda özellikle üretici firmalar olmak üzere satıcı firmalarının bilinçlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz.